16 Haziran 2008 Pazartesi

Delay

Ertelediğim her şeyi yırtıp atmak, bir daha asla geri dönüp baştan almamak ve bana biçilen rollerin hiç birine girmemek istiyorum. Bunda, planlarımın çoğunlukla isteğim dışında değişmiş, iptal olmuş ve çoktan zamanı geçtiği için asla gerçekleşmeyecek olması çok önemli etkenler.

Bir ay önceki planlarım ile bugünkülerin bir olmadığı gibi, bir ay sonraki planlarımın da ondan sonraki zamanların herhangi birine uyacağını sanmıyorum. Buna rağmen planlarımı erteliyorum, isteksizlikten değil. Benim kendime biçmek istediğim her elbise çeşitli sebeplerden budandı.

Örneğin tek başıma yaşama isteğim, sevgilimle yaşama isteğim, çocuk yapma hevesim, evlilik ile ilgili düşüncelerim... O kadar sistematik bir şekilde, o kadar uzun süre darbe aldılar ki. Doğru düzgün bir isteğimin kaldığına bile emin değilim. Evlenmekten korkuyorum, çünkü şu anda tek başıma yaşamam gereken bütün zamanlarda bir erkekle yaşıyorum zaten. Huyları beni çileden o denli çıkardı ki, evlenme veya biriyle birlikte yaşama konusunda düşünmeye dahi tahammülüm kalmadı.

Ama ne istediğimi düşünmek için zamanım daralmasına rağmen düşünce hızım değişmedi. Her gün değişen, yenilenen istek listemde bazı şeylerin içten içe değişmediğini biliyorum mesela... Ama bu isteklerin yerine gelebilmesi için heyecan duymuyorum artık.

Çünkü ben konuşmadan da anlaşabileceğim, aynı evin içinde olduğunu bilmekten huzur duyacağım, sessiz paylaşımların konuşmaktan daha öte bir yer tutacağı, zaman zaman erotik zaman zaman mantıklı, zaman zaman da alabildiğine duygusal bir iletişim kurabileceğim birini istiyorum hayatımda. Ve beni bütün iptal ettiğim, rafa kaldırdığım veya kaldırmayıp görmek istemediğim için ivedi listede sonlara attığım istek ve dileklerimi gerçekleştirmek için heveslendirebilir belki... "Beni bulur mu, bulursa ne zaman bulur?" diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

Tek bildiğim ben hazır olmadan karşıma çıkmayacağı. Şimdi ruhumu doyuruyorum, kendimi zenginleştiriyorum. Ama zaman koşarak geçiyor... Bir an evvel onunla buluşmak istiyorum...

Hiç yorum yok: