Hayatın akışında suya düşmüş bir yaprak kadar çaresiz hissettiğimiz zamanların olması, en az akıntıyı yönettiğimizi hissettiğimiz anların olması kadar doğal karşılanmalı. Her parmağın eşit olmadığı, her gün güneşin aynı vakitte doğup batmadığı kadar somut bir gerçek olarak kabul görmeli.
Ne var ki genlerimizde bize hakimiyet ve yengi fısıldayan tarafımızın kabul etmesi oldukça güç bu durumu. Çünkü çabalarınızın karşılığını alamamak pis bir durum aslında. Hesaplarınızın şaştığı, sonuçların tutmadığı, belirlediğiniz parametrelerin etkisiz kalıp gözardı ettiğiniz hata paylarının denkleminizi batırdığı durumdan bahsediyorum. Sayılara bakıp bir şeyler anlayan ama hepsini yanlış yere koyup bir türlü matematiği anlayamamış biri durumuna düşüyor ve yenilgiyi en ağır tarafından hissediyorsunuz.
Her gün bir yerden göçmek ne iyi.
Her gün bir yere konmak ne güzel.
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.
Dünle beraber gitti, cancağızım,
Ne kadar söz varsa düne ait.
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım...
MEVLANA
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder